Çeltek Köyü Gelenek ve Görenekleri

 

Sivas’ın diğer köylerinde var olan gelenek göreneklerin benzeri olan ancak uygulama şekilleri açısından bazı küçük farklar içeren Çeltek Köyünün gelenek ve göreneklerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür. 



DOĞUM

Köylerde ve sağlık kurumu bulunmayan yörelerde doğumların  ebe ve ebe kadın denilen yaşlı, tecrübeli kadınlar tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Çeltek köyünün meşhur ebesi ise bilindiği üzere Zeyno KILIÇ tır.Çocuk doğduktan sonra " Çocuk Helvası " yapılarak yakınlara ve komşulara dağıtılır.Çocuk doğduktan sonra kadın ziyaretleri başlar. Önce yakın akrabalar loğusa görmeye gelirler ve hediye getirirler. Ebeye de bir miktar para verilir ki ona Göbek Akçası denilir. Çocuk için getirilen hediyeler, altın, para, çocuk kıyafeti veya çamaşırdır.

 
KUNDAK

Bebekler höllük denilen yumuşak, elenmiş ve ısıtılmış toprağa sarılarak kundak yapılırlar. Kundak bezi bulunan bohça içerisine yatırılıp elleri ve kolları hareket etmeyecek şekilde sarılır. Diz kapakları hizasında sırmalı bir bağ ile bağlanır.

 


AD KOYMA


Çocuğun adı doğumdan üç gün sonra konur. Köylerde doğan çocuğa aile büyüklerinin ismini koymak adettendir. Çocuğun babası, amcası veya aile büyüklerinden biri abdest alır çocuğun kulağına ezan okur, Kuran-ı Kerim'den bir ayet okur, okumuş olduğu ayetlerden tesadüf ettiği ilk kelimeden ilham alarak ismini çocuğun kulağına söyler böylece çocuğun ismi konmuş olur.

 

Çocuğun göbeğinin nereye gömüleceği de çeşitli inançlar nedeniyle önemlidir. Zira göbek gömüldüğü yere göre çocuğun talihinin gelişeceğine dair çeşitli inançlar vardır. Çocuğun göbeği düştükten sonra ayak değmeyecek bir yere gömülür veya evde saklanırTespit edilen bu adet ve ananeler çok eskiden beri süre gelmekte olup, tamamı olmasa bile kısmen günümüzde de yaşamakta ve yaşatılmaktadır.

 

SÜNNET

Erkek çocukların iki büyük geçidi vardır: Sünnet olmak, Evlenmek. Onun için sünnete büyük ehemmiyet verilir: Maddi imkanı müsait olan çocuklar için genellikle sünnet düğünü yapılır. Bu düğünler evlilik düğünlerinden pek farklı değildir. Düğünün sonunda çocuğun kirvesi tutar ve çocuk kesilerek, hazırlanan yatağa yatırılır. Kirvelik mühimdir. Çocuk kirvesine yakın bir akraba kadar yakındır. Kirvenin çocuğuna nikah düşmez şeklinde bir inanç vardır, en mühim hediyeyide o verir. 



EVLENME

Dünürlük: Kız isteme erkeğin ailesi tarafından beğenilen kızın ve ailesinin çok yönlü araştırılıp soruşturulmasından sonra yapılır. Erkeğin anası ve yakınlarından birkaç kadın kızın evine giderek kızın anasına durumu açar ve kızlarını beğendiklerini " Allah'ın izni Peygamberin kavli " ile dünür olduklarını söyler. Bu ilk dünürlükte kız tarafı genellikle araştırıp soralım Allah yazdıysa olur şeklinde yanıt verir. Kız tarafı da oğlan tarafını araştırmaya başlar, bütün bu araştırmalar gizli yapılır. Bir süre sonra dünürlük tekrarlanır. Eğer karşılıklı araştırmalarda bir sorun yoksa ve kızın verilmesi uygun görülüyorsa, Allah yazmış ne diyelim bir de babaları görüşsün şeklinde kadınlar yanıt verip iş erkek dünürlere bırakılır. İki tarafın erkekleri görüşerek söz kesme gününü kararlaştırırlar.

 

Nişan: Köyümüzde nişanın adı şerbet içmedir. Şerbet içme günü genellikle Perşembe veya Pazar günüdür. Nişana davet edilen erkek ve kız tarafının yakınları kız evinin büyük bir odasında toplanır ve nişan başlar. 


Nişandan sonra “Sini Göndermesi” denilen bir gelenek vardır. Nişan takılan kıza oğlan evi tarafından süs ve giyim eşyaları büyükçe bir tepsi - sininin üzerine konarak kız evine gönderilir. Kız tarafı da yakın komşularını davet ederek gelen eşyaları onlara.

Sini görmeye gelen misafirlere şerbet ikram edilir. Nişanlılık süresi kızın çeyiz hazırlıkları, oğlanın askerlik durumu nedeniyle birkaç yıl uzayabilir. Genelde köylerde nişanlılık 2 yıl sürer. Nişanlılık döneminde ramazanda kız tarafına iftarlık ve hediye gönderilir. Bayramlarda bayram hediyesi verilir.

 

 Köylerde erkeğin nişanlısını görmesine pek izin verilmez, açıktan eve gidip gelmesi ayıp sayılır. Ancak iki aile arasında görüşmeler devam eder. Nişandan sonra düğünle ilgili konuların görüşülmesi için erkeğin babası kızın babası ile görüşür ve söz alma denilen düğün tarihi tespit edilir. Bundan sonra kıza alınacak çeyizler ve takılar ile buna benzer şeylerin alımı için pazara çıkmaya veya şehre inmeye Pazarlık Görme denir. Pazarlık görmeye kız ve erkek tarafı birlikte çıkar. Anne, baba, kardeş ve diğer akrabalar için hediyelerde alınır.

 

 

Düğün: Çeltek köyünün düğünleri genellikle Cuma günü başlayıp Pazar günü sona erecek şekilde en az üç gün devam eder. Köyün arabasının gelmesiyle davulcu ve zurnacının köye ayak basmasıyla düğün başlamış demektir. Nitekinhergün arabayı karşılamaya gelen köyün çocukları davul geleceği gün eksiksiz oradadır. Hatta köyün büyükleri de o gün araba karşılamaya gelmiş ve bu şenliğe ortak olmuşlardır. Davulcuların arabadan iner inmez köyün içine doğru yol alırken ilk davulun sesiyle aslında düğünün başladığı ilan edilmiş demektir. Zira bu ses köyün her yerinden hatta dağlardan bile duyulur ve herkes zaten önceden bildiği düğünün başladığını anlamış olmaktadır.

Ancak özellikle de düğün evinin önüne bayrak dikilmesi düğünün başlangıcı için resmi bir start demektir.Nitekim bayrak töreni adeta resmi tören havasında geçer ve davul zurna eşliğinde dikilen bayrağın ardından düğünün hayırlara vesile olması temennisiyle köyün imamı tarafından yapılan dua ile de düğünün başlaması tamamlanmış demektir.

 

Çeltek köyünde davul-zurna düğünlerin vazgeçilmezidir. Havaların soğuk olması durumunda düğün odalarında, iyi havalarda ise bacalarda ya da harmanda davul zurna eşliğinde gençlerin oyun oynaması düğünlerin en önemli anlarıdır. Zira düğün demek biraz da oyun demektir Çeltek köyünde.

 

Sivas halaylarının çeltek versiyonu denilebilecek nitelikte kendine özgü üslubunu oluşturmayı da başarmıştır köyümüz. Zira oyunlar her ne kadar Sivas oyunları olsa da farklı bir çeltek üslubunu sezinlemek mümkündür.  Genellikle gençlerin tamamına yakınının mutlaka katıldığı halaylara bazen büyüklerin katıldığı da görülmektedir.

 

Yine genellikle Pazar günü olmak üzere davul zurna eşliğinde yapılan gelin alma ve güreşten sonra artık düğün biter ve bayrak indirilir.

 




ASKERLİK


Askerlik görevi, Çeltek halkının gözünde önemli ve kutsal bir görevdir. "Asker ocağı peygamber ocağıdır" denilerek, askerlik ortamının ne denli kutsal bir ortam olduğu vurgulanır. Vatanı ve milleti korumanın şeref ve gurur verici bir iş olduğunu bilen halkımız, ayrıca askerlik görevinin kişiyi eğitip olgunlaştırdığına da inanır.

 
Köyümüzde askere gidecek gençlerin eve çağrılması önemli bir adettir. Eve çağırma, yemeğe davet etmek demektir. Askere gidecek genç mutlaka yemeğe davet edilir. Davetler askere gencin yola çıkacağı günün üç beş gün öncesinden başlamak üzere, bir gün öncesinin yatsı vaktine kadar devam eder.


Askere gidecek gençleri uğurlamak üzere bütün köy erkekleri toplanırlar. Evde ailesiyle helalleşen gençler topluca köyün çıkışına giderler. Köyün arabasın gideceği yerde toplanan köyün erkekleri ve asker adayları dua edilerek uğurlanır.


Askerden gelen genç dönüşünde bol miktarda kına getirir ki, buna asker kınası denir. Asker kınası ikişer üçer kaşık, tüm akraba, komşu ve göz aydına gelenlere dağıtılır. Eğer, delikanlı askere çıkarken ailesi: "Sağ salım dönerse, Allah rızası için bir kurban keselim" gibi sözler sarf ederek bir kurban adamışsa, bu kurban, genç teskeresini alıp döner dönmez hemen kesilir. 


BAYRAM


Ölüsü olan evler için bayram "yas bayramı" olsa da diğerleri için bayram "süs bayramı"dır. Bir gün önceden tüm aile fertleri şifalı olduğuna inandıkları "arife suyu" ile yıkanırlar. Erkekler akşamdan tıraş olur, bıyığını sakalını düzeltir; kadınlar ise ellerine kına yakarlar. Bayram sabahı, erkekler en temiz elbiselerini giyerek camiye giderler. Kadınlar ise evde bayram yemeklerinin harlığını yaparlar.

 
Herkes mümkün mertebe sabah namazını camide kılmaya çalışır. Köyün tüm erkeklerinin eksiksiz katılımı ile bayram namazı kılınır.



Bayram namazından çıkanlar topluca köy mezarlığına giderler. Herkes mezarlığın içerisine dağılarak kendi yakınlarının mezarları başında dualar okur.


Mezardan eve gelinir. Şimdi sıra mahallenin bir odasında erkeklerin topluca bayram yemesine gelmiştir. Kadınların akşamdan hazırlamış olduğu bayram yemekleri bir tepsinin üzerine konularak doğruca yemek yenecek eve gidilir. Hazırlanan yemekler genellikle bir kişinin taşıyamayacağı kadar çeşitli olduğundan ailenin erkek fertleri yemek taşımaya yardım ederler.

Misafir odasına sofra bezleri serilir. Gelenler yaş durumlarına göre kenardaki minderlere oturup sırtlarını halı yastıklara dayarlar. Yaşlılar odanın en üst tarafında, orta yaşlılar biraz daha aşağısında, gençler ve çocuklar ise kapıya yakın otururlar. Bayram yemeği yenildikten sonra bir kişi dua eder. Ötekiler ellerini kaldırarak "amin" derler. Karnı doyan kenara çekilip oturur. Gençlerden birkaç kişi hemen sofraları toplar. Sofra bezi toplanıp taban süpürüldükten sonra bayramlaşma başlar.

 

 Önce yaşlılardan başlamak üzere herkes kendisinden büyük olanın elini öper. Büyükler ellerini öpen kişilerin yüzlerini öperler. Bu odadakiler bayramlaştıktan sonra köydeki diğer yemek yenen odalar ziyaret edilir ve bu sayede köyde herkes birbiri ile bayramlaşmış olur.


Bayram yemeğinden evine dönen erkekler, evin büyük kadınlarının ellerini öperek bayramlaşırlar. Yaşlı kadınlar ellerini öpen erkeklere dualar ederler. Bu arada evde bulunan küçük kızlar, bayram yemeğinden dönen erkeklerin ellerini öperek bayramlaşırlar. Böylece ev halkıyla bayramlaşma sona erer. Şimdi sıra komşularla bayramlaşmaya gelmiştir. Kendiliğinden oluşan küçük guruplar halinde önce yakın komşulardan başlamak üzere tüm mahalle gezilir. Eller öpülür, büyüklerin hayır duaları alınır. Sonra, uzak mahallelerdeki akraba ve hısımlarla bayramlaşılır.



Üzerinden bir bayram geçmemiş, ölüsü olan evleri bayramda gezmek gelenektir. Sadece köy halkı değil, uzak köydeki tanıdık erkekler de gelerek yas evini ziyaret ederler. Yas evlerini gezme gruplar halinde olur. Giden grupların içinde ya bir hoca ya da Kuran okuyan bir kişi bulundurulur. Yas evinin misafir odasına selam verilerek girilir. Önce orada bulunan misafir ve diğer kişilerle bayramlaşılır. Konuşmalar fazla uzatılmadan hemen Kuran okunur. Kuran okuyan kişinin "Fatiha!" demesiyle birlikte herkes birer fatiha okur ve " Allah Rahmet Eylesin!" der.

Odaya başka bir grubun girmesiyle içerdeki grup hemen ayağa kalkar ve onlarla bayramlaştıktan sonra odayı terk eder. Yas evlerinin ziyareti bu şekilde devam eder. Yas evleri yine kadınlar tarafından da ziyaret edilir.



Kurban bayramında bayram geleneklerinin büyük bir kısmı yukarda açıklanan Ramazan bayramında olduğu gibidir. Bu bayramdaki farklılıklar, kurbanın kesilmesi, etlerin paylaşılması ve kurban etinden fakirlere pay dağıtılmasından ibarettir.

 


Dernek Yönetimi





 


Bugün Gelen : 1    Toplam Gelen : 82640
Tüm Hakları Saklıdır © 2016
Tasarım : e-yazilimmarket.com